İçeriğe geç
tiro Görüşme ayarla
Rehbertiro5 dk okuma

Ceza avukatının iş yükü: 2025 adalet istatistikleri

Ceza avukatının iş yükünü doğrudan ölçen resmî bir istatistik yok. Savcılıklara ve ceza mahkemelerine gelen dosyaların sayısı ise avukatın içinde çalıştığı sistemin ağırlığını gösteriyor.

Türkiye’de bir ceza avukatının yılda kaç dosyaya baktığını ya da bir dosyaya kaç saat ayırdığını gösteren resmî bir veri yok. Elimizdeki en sağlam kaynak, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün Mart 2026’da yayımladığı Adalet İstatistikleri 2025. Bu yazıdaki bütün rakamlar o yayından. Her başlıkta verinin neyi ölçtüğünü ve neyi ölçmediğini de ayrıca yazdık.

Türkiye’de kaç avukat var?

Adalet İstatistikleri, avukat sayısını Türkiye Barolar Birliğinin idari kayıtlarından derliyor. Bu tabloya göre 2025 yılında barolara kayıtlı avukat sayısı 206.678. Aynı sayı 2024’te 199.142, 2016’da ise 100.461 idi. Dokuz yılda avukat sayısı iki katından biraz fazla arttı.

2025 rakamının 100.015’i kadın, 106.663’ü erkek avukat. Tabloda uzmanlık alanına göre bir ayrım yok. Kaç avukatın ağırlıklı olarak ceza işi yaptığını, kaçının müdafi olarak görev aldığını ya da dosyaların avukatlar arasında nasıl dağıldığını bu yayından öğrenmek mümkün değil. Bu yüzden avukat sayısındaki artışı, avukat başına düşen işin azaldığı biçiminde okumak için elde yeterli veri yok.

Savcılıklara yılda kaç dosya geliyor?

Bir ceza dosyasının ilk durağı Cumhuriyet başsavcılığı. 2025’te başsavcılıklarda yıl içinde 5.586.388 soruşturma dosyası açıldı. Önceki yıldan devreden dosyalarla birlikte savcılıkların önündeki dosya sayısı 11.671.672’ye ulaştı. Bu toplamlara daimi arama kararı verilmiş dosyalar da dahil.

Aynı yıl başsavcılıklar 5.647.434 dosyayı karara bağladı. Bunların 3.122.883’ünde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi, 1.519.180’inde kamu davası açıldı. Sonuçlanan soruşturma dosyalarının yarısından fazlası mahkemeye taşınmadı.

Savcı başına düşen yük de aynı yayında. Adli yargıda 2025’te bir savcının önüne ortalama 1.548 dosya geldi: 807’si önceki yıldan devreden, 741’i yıl içinde açılan dosya. Bir savcı yıl içinde ortalama 749 dosyayı karara bağladı.

Savunma açısından bu tablo şunu gösteriyor: şüphelinin ifadesinden iddianameye kadar geçen evrede müdafinin muhatabı, önünde yüzlerce açık dosya bulunan bir savcı. CMK m. 160/2 savcıya şüphelinin “lehine ve aleyhine olan delilleri” toplama yükümlülüğü veriyor. Bu yükümlülüğün uygulamada işlemesi, bizce büyük ölçüde lehe delilin dosyanın hangi belgesinde, hangi sayfasında olduğunun savcıya somut olarak gösterilmesine bağlı.

Ceza mahkemelerinin yükü ne kadar?

2025’te ceza mahkemelerine gelen dosya sayısı 3.845.667. Bu sayı, önceki yıldan devreden, yıl içinde açılan ve bozularak gelen dosyaların toplamı. 2016’da aynı toplam 2.427.987 idi; artış yüzde 58,4.

Ceza mahkemelerinde bir dosyanın ortalama görülme süresi 2025’te 248 gün. Ağır ceza mahkemelerinde bu süre 300 gün, asliye ceza mahkemelerinde 243 gün. 2024’te ceza mahkemeleri genelinde 228, ağır ceza mahkemelerinde 288 gündü.

Yayının bir göstergesi daha önemli: temizleme oranı. Bu oran, yıl içinde karara bağlanan dosyaların yıl içinde gelen yeni dosyalara oranını gösteriyor. Ceza mahkemelerinin genelinde oran 2025’te yüzde 99,3. Ağır ceza mahkemelerinde ise yüzde 89,3. Başka bir deyişle ağır ceza mahkemeleri, yıl içinde gelen her 100 yeni dosyaya karşılık yaklaşık 89 dosyayı sonuçlandırabildi. Ağır ceza mahkemelerinde oran 2022’den bu yana her yıl yüzde 92’nin altında kaldı.

Hâkim başına kaç dosya düşüyor?

Adalet İstatistikleri hâkim başına dosya sayısını ceza ve hukuk ayrımı yapmadan, adli yargı ilk derece mahkemelerinin tamamı için veriyor. 2025’te bu mahkemelerde bir hâkimin önüne ortalama 802 dosya geldi. Bunların 321’i önceki yıldan devreden, 454’ü yıl içinde açılan, 27’si üst mahkemece bozularak gelen dosyaydı. Bir hâkim yıl içinde ortalama 479 dosyayı karara bağladı.

Hâkim başına yıl içinde açılan dosya sayısı 2016’da 506 idi, 2025’te 454’e indi. Devreden dosyalar eklendiğinde ise bir hâkimin yıllık yükü 2016’dan bu yana 710 ile 936 arasında seyrediyor.

Bu rakamı okurken bir sınırı akılda tutmak gerekiyor. 802, hukuk ve ceza dosyalarının birlikte ortalaması. Ağır ceza mahkemesindeki çok sanıklı bir örgüt dosyası ile tek duruşmada biten bir asliye ceza dosyası istatistikte aynı ağırlıkta sayılıyor. Yayın dosyayı adet olarak ölçüyor, hacim olarak değil.

İddianame iadeleri ne anlatıyor?

CMK m. 174/1’e göre mahkeme, iddianameyi ve soruşturma evrakını aldığı tarihten itibaren on beş gün içinde inceliyor. Kanunda sayılan eksikliklerden biri varsa iddianameyi başsavcılığa iade ediyor. Adalet İstatistikleri’ne göre bu yolla iade edilen iddianame sayısı 2016’da 26.168 iken 2025’te 95.963 oldu.

Yayın iade sebeplerini ayrı ayrı göstermiyor. Bu yüzden artışın ne kadarının eksik soruşturmadan, ne kadarının 2019’da 7188 sayılı Kanunla değiştirilip genişletilen iade sebeplerinden kaynaklandığını bu veriden çıkarmak mümkün değil. Söylenebilecek olan şu: her iade, dosyanın savcılık ile mahkeme arasında bir tur daha yapması ve kovuşturmanın başlamasının gecikmesi demek.

İstatistiğin ölçmediği yük: sayfa

Bir ceza avukatının yükünü belirleyen asıl etkenlerden biri dosyanın hacmi. Resmî istatistiklerde ise sayfa sayısına dair bir gösterge yok. Çok şüphelili soruşturmalarda iddianamenin, eklerinin, iletişim tespit tutanaklarının ve bilirkişi raporlarının ne kadar yer tuttuğunu gösteren sistematik bir veriye biz de ulaşamadık.

Kanunda bu konuya değen bir hüküm var. 2021’de 7331 sayılı Kanunla CMK m. 170/4’e eklenen ifadeye göre iddianamede “yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez.” Hüküm iddianamenin kendisini düzenliyor. İfadeler, tutanaklar, raporlar ve dijital materyal ise soruşturma evrakının parçası olarak müdafinin önüne olduğu gibi geliyor.

Müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini harçsız alabilir (CMK m. 153/1). Bu yetki, m. 153/2’de sayılan suçlarda hâkim kararıyla kısıtlanabiliyor. İddianame kabul edildiğinde ise müdafi dosyanın tamamını ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebiliyor (m. 153/4). Kısıtlamalı soruşturmalarda bu, kısıtlama süresince biriken evrakın kovuşturmanın başında tek seferde okunması anlamına geliyor.

Bu tablo avukat için ne anlama geliyor?

Rakamlar birkaç eğilimi birlikte gösteriyor. Savcılık ve mahkeme tarafında dosya sayısı yüksek ve dosya başına ayrılabilecek zaman sınırlı. Ağır ceza mahkemelerinde ortalama görülme süresi 2024’ten 2025’e 288 günden 300 güne uzadı ve yıl içinde gelen dosyanın bir kısmı ertesi yıla devrediyor. Avukat tarafında meslekteki kişi sayısı hızla büyüyor, ama tek bir dosyanın ne kadar okuma gerektirdiğine dair resmî bir ölçü bulunmuyor.

Bizce bunun pratikteki karşılığı, savunmanın dosyadaki bilgiyi bulup mahkemenin önüne koyma işinin ağırlaşması. CMK m. 217/1’e göre hâkim kararını “ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere” dayandırabilir. Bir delilin tartışılabilmesi için önce birinin onu binlerce sayfanın içinden bulup göstermesi gerekiyor; dosya başına zamanın kısaldığı bir sistemde bu işin büyük kısmı müdafiye düşüyor.

tiro’yu bu okuma yükü için geliştiriyoruz: dosya bilgisayardan çıkmadan belgelerdeki tarihli olayları listeliyor ve dosyaya sorulan sorunun cevabında dayandığı belgeyi ve satırı belirtiyor. Ayrıntılar ürün sayfasında.

Dokuz yılın tablosu şöyle: avukat sayısı dokuz yılda iki katına çıktı, ceza mahkemelerine gelen dosya sayısı aynı dönemde yüzde 58,4 arttı, iade edilen iddianame sayısı üç buçuk katından fazla büyüdü. Bu verilerin hiçbiri bir ceza avukatının haftasını doğrudan anlatmıyor. Baroların avukatlık faaliyetini alan bazında ölçmesi, bu boşluğu doldurabilecek ilk veri kaynağı olurdu.

Son güncelleme:

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki mütalaa veya tavsiye yerine geçmez.

tiro’yu kendi dosyanızda görün

Ceza dosyasını bilgisayarınızda okuyan, cevaplarında dayandığı belgeyi ve satırı belirten yapay zeka. Kapalı beta sürecinde kurulumu birlikte yapıyoruz.

Görüşme ayarla

Diğer yazılar